Fin 'Kahvisi' Gibi Olmak

Bir Fincan Kahve Sürekli Mutlu Edebilir mi? İnsan yaşamı boyunca, mutluluğa uyanmanın sırrına ermeye çabalasın dursun, fincanın yolu Nietzsche'nin tabiriyle 'ilahi dönüşüm' olsa gerek. Bu dönüşüm, yaşamın parçası olan her tür acıya katlanıp, hayatı dolu dolu yaşamaktan geçiyor.


Nedir bu 'dolu dolu yaşamak'? İnsan yaşamı da bir kahve çekirdeği misali, hamlıktan olgunluğa dönüşüme dair bir yolculuğun peşinde... Bu yolculuğu mutlu kılan, 'anlamlı' bulduğumuz her 'şey'. O her şey ki, kimi zaman kelimelere dökülemeyen fakat yolumuza ışık tutan bazen 'tecrübeler' bazen de sevdiklerimizle biriktirdiğimiz anılar ya da silinmeyen düşünceler, duygular...


Belki de bu sebeple mutluluğun barındırdığı her tür durumun farkında olarak onunla barışık yaşamalı. İnsanı diri tutan, kalbe güzel gelen düşünceleri beslemeli. Ona göre çevremizi ve belki de çevremizdekileri tazelemeli..

Tazelemek, kendi içinde tazelenmeyi ve yeniden doğuşu da getireceği gibi insanı 'insanlaştıran', onu kendi kendiyle ve çevresiyle yüzleştiren ve bu farkındalıkla kendine iyi gelen formülü kendi kendine yaratabilme becerisine de yol gösteren bir yenilenme halidir. Yaşamın bir parçası olan, insanın her gün kendini öldürüp diriltme hali, yenilenebilir bir durum olarak sürekli dirilik haline de dönüştürülebilir. Bunun en güzel yolu, insanın ait olduğu doğaya sarılması... Onunla bir olduğu, onunla yenilendiği tazeliği, bir nefesteki derin sırrı keşfetmesidir. Belki de bunu en çok layığıyla yerine getiren ve mutluluğun formülünü bulmuş olan Fin halkıdır.

Kuzey Işıkları altında, doğanın insanı dirilttiği soğukta sıcacık bir fincan kahveye kim hayır diyebilir ki?



FİN DİLİNDE GÜNÜN HER SAATİ İÇİLEN KAHVENİN FARKLI TANIMI VAR...


Kuzey insanları içerisinde en çok kahve tüketen Fin halkı, hafif kavrulmuş kahve keçirdeğinden demlenmiş bir fincan filtre kahveyi 'kahvi' olarak adlandırıyorlar ve gün içerisinde tüketilen her fincan kahve için ayrı bir de tanımları var. Örneğin; sabah kahvesi "aamukahvi", gün içerisinde içilen kahve "päiväkahvi" ve akşam kahvesi ise "iltakahvi". Tabi ki bir de saunada içilen kahve var ki; o da "saunakahvi" olarak adlandırılıyor. Kutlama ( düğün, doğumgünü..) ya da seremonilerde kahve içme adetleri olmadığı gibi, seyahatte içtikleri kahveyi -matkakahvi- diye adlandırırlar. Madalya töreninde içilen kahvenin ayrı bir adı olabileceğini tahmin etmiyor olabilirsiniz. Buna da "mitalikahvit" deniyor...Seçimlerde içilen ise belki de en şaşırtıcı olanı.. O da vaalikahvit!


Belli bir yaşın üzerindeki insanların ise kutsal kap olarak adlandırdıkları fincanları vardır. Bunlar sadece özel misafirlerde ya da özel günlerde kullanılır. Buna da "pyhäkupit" denir.


SESSİZ İÇİLEN BİR FİNCAN KAHVE HİSLERİNİZİ KUVVETLENDİREBİLİR...


Sessizlik, duymak isteyene kendi içinde bir çok ses barındırabilir.


Fin halkının bir diğer önemli özelliği, sessiz insanlar olmaları. 'Kahve molasında' sosyalleşmek üzere bir araya gelmiş bir grup Finli'yi kahve içerken sessiz sessiz otururken görebilmeniz mümkün. Bu, onların o fincandan aldıkları keyfe varmaları için ayrılmış bir zaman dilimidir...


Bir Finli sizi evine davet ederse, geleneklerinin bir parçası olarak kahve ya da kahvi ikram edilir. Özellikle de bir yaşlı insanın size sunduğu kahveyi geri çevirmek büyük kabalık olarak algılanır. İkram edilen fincan küçük olabilir, bir sonraki kahveyi içmekten çekinmeyin, bu ritüeli Finliler “santsikuppi” olarak adlandırıyorlar. Ev sahibine 'yarım fincan' kahve istediğinizi belirtene kadar fincanınızın doldurulacağından emin olabilirsiniz. Bazı evlerde yine geleneğe göre ev sahibinin, misafir dolu bir fincan kahve isteyene kadar 'kahvi' içmediği de görülebilir.


KUKSA...


Açık havada içtikleri kahvenin özel bir de fincanı var. O kuksa...


FİN KÜLTÜRÜNDE KAHVEYE DAİR AKILDA KALABİLECEK MUTLULUK FORMÜLLERİ

  • Az kavrulmuş kahve çekirdeğinden bir fincan filtre kahve

  • 7/24 ya da en azından 7/12 kahve içmek

  • Kahve içerken sessiz olmak

  • Kahve ritüeline saygı

  • Bir fincan kahve içmek için hep bir bahane olması

  • Kahve fincanının kutsal kabul edilmesi


NEDEN FİN KAHVİSİ GİBİ OLMAK...


Özetle; mutluluğun formülünü sadeleştirdiğinizde, telvede aradığınız sır bazen iki dudağınızın arasından akar gider. Bu bazen ağızdan çıkan bir söz, bazen de suya yazılmış iki kelamdır.


Sessizliğe zaman ayırınca ise, beyninizdeki kargaşayı yaratan kaosa bir mola vermiş olursunuz. Bu mola, iyileştirir. O zaman, kendi içinde şifasını bulduran bir fincan da kendi çemberinde kutsal kabul edilebilir. Bu, insanın kendine ve fincanını paylaştığı insan/ lara ayırdığı o zaman dilimine duyduğu saygıyı da beraberinde getirir. Böyle bir mutluluk hazzın ötesinde her tür bahaneye değmez mi?


Sevgiyle..


Yazan: Dr. Başak TOLGA

www.kahvegazetesi.com

Fot: Jori Korhonen / Barista Institute, Finland

Güncel Haberler
Search By Tags