Vahşi Batı'nın Evcilleşmemiş Ruhu

11/9/2019

 

‘Kovboy Kahvesi’ denince sizce akla ilk ne gelir? Kamp ateşi ve çalılar ortasında vahşi doğada, toprakla iç içe bir keşif ya da çamurlu bir fincanda kahve keyfi olabilir mi?

 

Her ne ise... Ortaköy ya da Nişantaşı’nda küçük bir Cafe’de, denize karşı narin bir fincanda içilen ‘Türk Kahvesi’nden’ farklı olduğu kesin diyebiliriz…

 

Suyunda at nalı yüzebiliyorsa o tam olarak iyi bir ‘Kovboy Kahvesi’dir!


 

İlk gerçek kovboylar 1800'lerin ortalarında ortaya çıktı. Batı Amerika’da açık alanlarda otlattıkları vahşi Meksika orijinli ‘sığırları’ sürü haline getirmeyi amaçlayan ‘kovboylar,’ yemek olarak genellikle fasulye, ekşi hamurlu bisküvi, sığır eti, demlenmiş sert kahve tüketirlerdi.

 

Ve, bu kahveyi bir at nalının yüzebileceği kadar koyu ve bir elmas sırtlı çıngırağı öldürebilecek kadar da acı olarak tanımlarlardı. Hatta içtikleri bu  kahvenin kalsiyum miktarını artırmak için, kaynama suyuna yumurta kabuğu attıkları da söylenir…En önemli özelliği ise, bunun odun ateşinde pişiyor olmasıdır.

 

Rustik kampçıların çok iyi bildiği, ‘kovboy kahvesi’ sabah ‘javalamak’ ( eski başlıklardan tarayınız) için muhteşem bir ritüel olarak kabul edilebilir.

 

Vadinin ortasında ‘French Press’ var mı diyen sorabilecek ‘küçük hanımların’ katlanamayacağı bu maksimum doğal ortamda kahve  süzülmeden, çekirdeğiyle kaynatılarak içilir.

 

Sabırlı bir kovboy, kahvesinin biraz soğumasını bekleyip, onu telvesi çöktükten sonra içebilir. Sabırsız bir kovboysa, kaynamış suya, bir miktar yumurta kabuğu atar ve içerikteki telvenin dibe çökme süresini hızlandırıp, kahvesini bir yudumda içer ve yoluna devam eder…

 

Aynı kovboy dudağının kenarında çiğnediği tütünle, yarım ağız şarkı söylemeyi çok seviyor olabilir.. Onu ‘Ben..yalnız bir kovboyummm…’ diye mırıldanırken duyarsanız, bilin ki o bizim Vahşi Batı’nın Red Kit’i… Yalnız o kovboy, kahvesini, çorabında da süzüyor olabilir. Hayat ne de olsa, basit ve işe yarayan çözümlerle daha da eğlencelidir!

 

Selam vermeden geçmeyin…

 

Hatta ‘Türk cazının gitarlı bilgesi’ olarak anılan Neşet Ruacan’ın da ‘kovboy kahvesi’ sevdiği söylentiler arasındadır…

 

Şu hayatta insanın yanında bir fincan ‘Kovboy Kahvesi’ demleyecek birileri olmalı!

 

www.kahvegazetesi.com

 

Yağlı boya resim: Craig Magill 

 

İzinsiz kopyalanması, evirip çevrilmesi yasal sıkıntı doğurur. 2019

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Güncel Haberler

September 14, 2020

June 24, 2019

February 6, 2019

Please reload

Search By Tags