Avrupa Birliği Pazarında KAHVE

Uyandığınızda aklınıza ilk gelen 'bir fincan kahve' ise, bu yazı size göre!

AB’de insan sağlığı her şeyin üzerinde olduğu gibi, konu eğer 'kahve' gibi bir gıda ürünü ise mevzuatın ana odağı gıda güvenliğidir. Genel Gıda Kanunu (Avrupa Komisyonu Yönetmeliği 178/2002), bu konu için yasal çerçevedir. Gıda ürünlerinin güvenliğini teminat altına almak, güvenli olmayan gıdalarda uygun önlemlerin alınmasını sağlamak ve kontaminasyon (kirlenme) risklerini sınırlandırmak için gıda ürünlerinin tüm tedarik zinciri boyunca ‘izlenebilir’ olması gerekir.

Bunun anlamı, insan tüketimine sunulan bir gıda, pazara sunulduğu andan itibaren etiket bilgilerine göre, insan sağlığını tehdit edici bir duruma karşı tedbir amaçlı olarak, geriye dönük takip edilebilir olmalıdır. Böylece, etiket bilgileriyle son tüketici, malın üretici bilgilerine kadara ulaşabilmelidir ve pazara sunulan her ürün öncelikle resmi kontrollere tabi tutulur ve güvenli sayılmayan ürünlerin Avrupa Birliği'ne girişi reddedilir.

Kaliteli Kahve Nedir?

Kalite kahve, üretimive işlenme gibi birçok faktörün sonucudur. En önemlisi, ürünün menşei, belirli kahve çeşidi (Robusta veya Arabica ve Arabica alt çeşitleri: Bourbon, Castillo, Geisha ve diğerleri), yeterli ekim ve tarım yönetimi, hasat ve hasat sonrası süreçtir.

Yeşil kahve çekirdeğinin ise niteliği, fiziksel ve içsel niteliklerle ilgilidir. Çekirdekteki nem içeriği, renk, yeşilimsi büzülme, büyüklüğü ve kusur sayımı gibi faktörler kahvenin değerini ve kalitesini düşürebilir ve bu faktörlerden arilik, kahve çekirdeğinin birinci sınıf yani özel kahve olmasına sebep olabilir.

Kavrulmuş kahvenin ise duyusal nitelikleri, ekstraksiyon işlemi ile ilgilidir. Bu kalite özellikleri, içeceğin değerlendirilmesinde, kullanılan başlıca organoleptik özelliklere bağlı olarak değişebilir.Bunlar: • Aroma • Lezzet • Asitlik • Body • Acılık • Genel izlenim ve lezzet olarak sıralanabilir.

Standartların benimsenmesi, büyük ölçekli ithalatçılar, kavurucular ile üreticiler ve perakendeciler arasında yaygındır.

Bu beş özniteliğin her biri, hem yoğunluk hem de kaliteye yansır. Genel derecelendirme, 50 ile 100 arasında bir skalaya (ölçeğe) dayalı bir özet değerlendirme sunar ve bu puan ne kadar yüksek olursa kalite o kadar iyidir.

Amerika Özel Kahve Birliği (SCAA), bu kahve segmenti için kalite kriteri olarak 85'in üzerinde bir cupping puanı kullanmaktadır. Bu, özel kahve için önemli ve ölçülebilir bir kalite kriteridir. Q sınıflayıcıları (ve son zamanlarda R Sınıflayıcıları), cupping protokollerine göre değerlendirilen kahvelere bir puan vermekle görevlidir; Coffee Quality Institute, Q ve R sınıflarına eğitim veren kurumdur. Standardizasyon Örgütü (ISO) ayrıca kahve kalitesi konusunda ISO 10470 (Yeşil kahve - Hata referans tablosu) gibi belirli standartlar sağlar.

Kahvede İnsan Sağlığını Tehdit Edebilecek Bulaşanlar

Kontaminantlar olarak bilinen, ‘bulaşan’ maddeler; üretim, işleme, paketleme, taşıma veya depolama aşamalarının bir sonucu olabilen maddelerdir. Bunlar için belirlenen eşik sınırları ( maksimum limit) , risklerin gıda kalitesi ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı belirlenir.

Pestisid, Mikotoksin ve Salmonella bu risklerden en önemlileridir.

Pestisidler: Kahve bitkisinin üretimi sırasında maruz kaldığı böcek ilacı kalıntısı, yani pestisid varlığı, ülkelerin ulusal sınır yetkililerinin, üretici ülkelerden gelen kahveyi reddetmelerinin en yaygın nedenlerinden biridir.

Avrupa Birliği pestisitlerin Maksimum Kalıntı Seviyeleri (MRL’ler) belirli bir mevzuatı çerçevesinde belirlenir ve bu insan tüketimine yönelik hayvansal ve bitkisel menşeli ürünlerde izin verilen böcek ilacı MRL’lerini oluşturmaktadır.

MRL'ler kahve dahil birçok bitkide bulunmaktadır. İzin verilenden daha fazla böcek ilacı içeren ürünler, Avrupa Birliği pazarından geri çekilmektedir.

Mikotoksin: Kahve çekirdeğinde bulunan küfler ve mantarlar kahvede sınır redlerinin bir diğer önemli nedenidir. Bu aşamada, Okratoksin A (OTA) seviyesi önem taşır. Bununla birlikte, yeşil kahve çekirdeği için belirli bir sınır yoktur. Ancak kavrulmuş kahve çekirdeği için maksimum Ochratoxin A (OTA) seviyesi 5 μg / kg, çözünür kahve için (hazır kahve) için ise azami 10 μg / kg ‘dır.

Salmonella: Bakteriyel bir bulaşan olan ‘ Salmonella’ etkeni, çok ciddi bir kirlenme şeklidir ve zaman zaman yanlış hasat ve kurutma teknikleri sonucu olarak ortaya çıkar. Kahve çekirdekleri, salmonella kontaminasyonu ile ilgili düşük riskli ürünler olarak kabul edilir. Bununla birlikte, mevcut Avrupa Birliği mevzuatında özellikle kahveyi hedefleyen mikrobiyolojik kriterler belirlenmemiştir. Ancak gıda güvenliği yetkilileri, ithal edilen gıda ürünlerini piyasadan çekebilir veya Salmonella bulunduğunda Avrupa'ya girmelerini önleyebilir. Işınlama mikrobiyolojik bulaşanlara karşı mücadele için etkin bir yoldur, ancak Avrupa Birliği’nin kahve yasası ile buna izin verilmemektedir.

Kafeinsiz Kahve Ne Derece Sağlıklı?

Sağlık için kafeinsiz kahve içmenin ne derece doğru bir yaklaşım olduğu sorusuna cevap arıyorsanız, kahve çekirdeği bileşenindeki kafeinin çeşitli kimyasal çözücüler ile arındırıldığını unutmayın!

Bunlar ; metil asetat (kahvede 20 mg / kg), diklorometan (kavrulmuş kahvede 2 mg / kg) ve etilmetilketon (kahvede 20 mg / kg) gibi çözücüleriolup, maksimum kalıntı sınırlamaları vardır.

Peki, kahve içmeyelim mi?

Bu soruya verilebilecek en güzel cevap: 'HER ŞEY DOZUNDA SAĞLIKLI ...'

İzinsiz kopyalanamaz. by Kahve Gazetesi

Kaynak: AB mevzuatı

Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic