Kahve Dükkanlarının Mutlulukla Bir İlişkisi Olmalı


Kahve Gazetesi yazarı Başak Tolga'nın kahve üzerine kitabı 'Bunchum' diyor ki; ‘İnsan anatomisi her ne kadar basit bir kurgu gibi gözükse de, müthiş bir yazılım örneğidir. Birbiriyle bağlantılı, ilişkilendirilebilecek birçok mekanizma büyülü bir şekilde bir sarmalın kodlarında saklıdır. Aşk dediğimiz o gizemli kimyasal olayın içerisinde ‘koku’ aslında ne kadar da ayırt edicidir.

Sevilen kokular, vücutta bağımlılık yapabilecek mutluluk hormonu salgılanmasına sebep olurken, bu kokuların neye göre tercih edildiğini düşündüğünüz oldu mu? Peki ya; neden hep aynı kahve dükkanına gittiğinizi düşündüğünüz oldu mu? Ya da, belki de hep yeni bir mekan mı keşfetmek istiyorsunuz? Peki, o neden acaba?

Yapılan araştırmalara göre, kahve dükkanlarında insanların daha üretken olmalarının nedenlerinden biri, zihinsel ya da mental çabanın "bulaşıcı" olduğu yönünde.

Bir mekana gittiğinizde, bir başka birinin varlığı performansınızı etkileyebilir. Bununla birlikte, yine de, belirsiz olan şey, performansın, diğer kişinin yaptıklarına da bağlı olup olmadığıdır.

Manipülasyon yöntemleri uygulanarak yapılan bir deneyde, çaba sarfının bulaşıcı olduğuna dair bulgular saptanmıştır. Buna göre; her ne üzerinde çalışıyor iseniz, aynı ortamda bulunan bir başka kişinin uğraşısının güçlüğü performansınıza yansıyor. Bu durumun beyin fonksiyonları üzerindeki etkisi incelendiğinde, bilişsel kontrolün önemi ortaya çıkıyor.

Özetle; kişi üst düzey bir farkındalıkla çevresinin etkisi ya da baskısı altında kalabilir.

Kahvenin, bir sosyalleşme aracı olduğu da düşünüldüğünde; başkalarının  varlığından kaynaklı olarak 'performansta iyileşme' gözlemlenebilir. Ve, bu noktada; sosyalleşmenin iki unsuru olarak; ortak eylemler ve kitle etkisi devreye girer.

Sosyalleşme üzerine yapılan çalışmalar, bir bireyin davranışının, başkalarının gerçek, hayali ya da başkalarının varlığından ne ölçüde etkilendiğiyle ilgilidir.

Belki de bu alanda yapılmış olan ilk sosyal psikoloji çalışması 1898'de Norman Triplett tarafından gerçekleştirilmiştir.Ve, Triplett'in deneyi; ortak eylem etkisini ortaya koymaktadır; bu, artan görev performansının, aynı işi yapan başka kişilerin varlığıyla ortaya çıkması anlamına gelir.

Buna göre; aynı kahve dükkanında aynı sınava çalışan bir grup öğrenci, birbirlerinin etkisi altında kalarak daha üst bir performans gösterebilir. Bu, tersi durum için de geçerlidir.

Bir diğer şaşırtıcı gerçek; performansta ‘izleyici etkisi’nin önemidir. Bu, ortak eylem etkisine göre pasif bir etki olsa da; grup psikolojisi daha baskındır. Bu konuda da; etkileşimin niteliği önem taşır.

Florida Üniversitesi’nden Lisa Weckman’ın; seçili mekana bağımlılık davranışı dahil olmak üzere yürüttüğü bir araştırmanın sonucuna göre; kişi-çevre etkileşiminde çevresel mekanın dizaynı/tasarımı, bir anlamda ambiyansı, ışıklandırma, temizlik, konfor, dışarının içeriden görünüşü ve koku etkili faktörler arasında  bulunmuş. En önemli faktörün ise, öncelikle temizlik olduğu gözlemlenmiş. Bu temizlik algısının ise, ortamın hijyeninden ziyade,  iç mekanın zemin, duvar, dekor ve mobilyalarının insanlarda yarattığı izlenime bağlı olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu anlamda, iç mekanın kolay temizlenir bir materyal olması, iç trafiği yüksek kahve dükkanları için oldukça önemli bir faktör!

Aromanın ise, ikinci etkili unsur olduğu düşünüldüğünde, havalandırma sistemiyle ortama yayılan cazip kokuların kişiler üzerinde olumlu etkisi olduğu gözlemlenmiş.

Işıklandırmanın kişiler üzerindeki etkisi incelendiğinde ise; her ne kadar bu kişiler çoğunlukla doğal ışık tercih etmiş olsalar da, iç mekan tasarımında kullanılmış olan renk ve bunun yansımalarının alan genişliğine etkisinin psikolojik etkilerinin büyük öneme sahip olduğu ortaya çıkmış. Bu konuda da; kişilerin aydınlanmanın okumaya elverişli mekanları tercih ettiği ve insanların buna göre bir oturma düzeninde oldukları gözlemlenmiş.

Tüm bunların yanısıra; konforlu mobilyaların, doğal ahşabın ve doğal ışığın, içeride kullanılan bitkilerin insan psikolojisi üzerindeki mutluluk verici etkileri dikkate alındığında, kişilerin bulunduğu kahve dükkanında kendilerini huzurlu hissederek, sosyalleşme ihtiyaçlarını dahi karşıladıkları, hatta o mekana fiziksel karakteristiğine de dahil olmak üzere ‘bağlılık’ geliştirdikleri saptanmıştır.

Tüm bunlara ilaveten; kahve dükkanında çalışan kişilerin mutlu olmasının, bu sosyal alana kişileri çekme konusunda etkisinin tahmin edilenden çok daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır.

Tüm bu unsurlar işletme sahibi tarafından önemsendiğinde ise; kitlelerin mekana ‘kalıcı’ bağımlılık geliştirdikleri saptanmıştır.

Kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle neden öğrencilerin kütüphanede çalışmaktansa, bir kahve dükkanını tercih ettiklerini hiç düşündünüz mü?

Bu insanların kahve keyfi yaparken ne kadar mutlu bir şekilde ders

çalışabilecekleri aynı zamanda  ‘mola’ verdiklerinde çevreyi izleyerek, gerektiğinde sosyalleşebilecekleri bir ortamı seçme ve bu ortamda kendilerini ‘evde’ gibi huzurlu hissedecekleri bir kahve dükkanını tercih etmeleri sizce şans eseri bir tercih midir ?!

Çünkü, insanlar ‘birarada’ olmayı isterler… Bu, bir çeşit motivasyon kaynağıdır. Sosyal bir toplulukta bulunuyor olma duygusu, kişiyi aynı zamanda ‘değerli’ hissettiren bir unsurdur.

Bu noktada düşündürücü olan; bir kahve dükkanına gelen; bir köşede kahvesini içerken sessizce etrafı gözlemleyen kişiler ile arasıra çalışmaya ‘mola’ verdiğinde sohbet etmeyi seven iki farklı  kişilik yapısının neden aynı mekanı tercih ediyor olduğudur. Burada da; mekan ve o mekanın ‘değeri’ önem taşır.

İnsanların bir mekanı tercih etmelerinin ardındaki motivasyon unsuru, temelinde kişilerin psikolojilerini olumlu anlamda destekleyici, o toplulukla kurdukları bağla birlikte irdelenmelidir.

Not: Bu yazı  TOBB ETÜ Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü, Çevre Psikolojisi Dersi kapsamında derlenmiş bir Kahve Gazatesi araştırmasıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Kaynak: Psychon Bull Rev. 2016 Apr;23(2):624-31.

Simply Psychology.org/ Social-Facilitation

Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic