Kahve, Hygge ve Fika



İskandinav ülkeleri kahve tüketiminde en üst sırada gelirler. Bu belki de en çok da ‘keyfine düşkün’ toplum olmalarından kaynaklanır. Danimarka dilinde Hygge olarak geçen ‘rahatlığın kalitesi’ , Türkçe’de Huugah olarak okunuyor. Ve, genel olarak ‘özel bir anın farkında olmak’ olarak yorumlanıyor. Bu yaklaşımı, sağlıklı bir hayata dair iyi bir reçete olarak da düşünebilirsiniz.


Kendinizi mutlu hissetmenin bin bir yolu vardır!


Sabah iş yerine geldiğinizde pencereleri açmak, toprağı nefesinizle içinize çekmek, trafikte insanlara yol vermek ya da her gün bir bitkiye su vermek, sokakta kedi, köpek ya da kuşa bir kap yiyecek ya da su vermek insana kendini daha mutlu hissettirir. Aynı zamanda, yaşamı sadeleştirerek, etrafta sadece yararlı olan ve yalnızca refah hissine katkıda bulunan şeyleri tutarsak da doğal olarak sade bir yaşama doğru yöneliriz.




İskandinav usulü ‘mutlu hayatın sırrı’ hygge konseptinde ise; sağlıklı gıda ve içecek de var. Bu yaklaşım kısa zamanda dünya genelinde keyifle benimsenir hale geldi. Buna göre; kış ayı yılın en hygge zamanı…Etrafta mumlar, şömine karşısında battaniyeye sarılıp, sıcacık bir kahve keyfi sağlıklı bir hedonizme işaret eder. O sırada bir film de izleyebilirsiniz.


Kısaca hygge yaklaşımında, günlük aktiviteleri ritüele çevirmek ve bunları keyifli hale getirmek temel unsur. Hygge bu anlamda, başkaları ile birlikte olmanın, karşılıklı anlayış ve uyumun sonucu ortak keyif alanı oluşturmanın yolunu bulmayı hedefliyor.


Bu anlamda hedonizm Antik Yunan’da; zevk ve mutluluğun temel ya da en önemli içsel mal ve insan hayatının en doğru amacı olduğunu savunan bir düşünce okuludur. Bu elbette, maddi anlamda zenginlik de gerektirir. Ancak bazen de, eldeki koşulları en iyi şekilde değerlendirmek olarak da yorumlanabilir. Danimarkalılar bu ortak ulusal özelliğin, ekonomik statü sembolünden çok daha fazla anlam içerdiğini düşünüyorlar. Çünkü, bu bir anlamda hayatı algılayış.



Kahve sevmeyen ya da keyifli bir ortamda kahve içmek istemeyecek insan sayısı azdır… Bu noktada; İskandinavlar lezzetli bir fincan kahvenin, bir kimsenin kahve ile olan ilişkisini değiştirebileceğine inanırlar. Hatta İskandinavlarda kahve molası geleneksel anlamda ‘fika’ olarak geçer. Fika, kelime olarak İsveççe’deki kahve anlamına gelen kaffi’den gelir.


Fika geleneğinde, kahvenin yanında genellikle tatlı, kekler (äppelkaka), tarçın ruloları, meyve veya çeşit çeşit sandviçler vardır. Özetle; kahveyi tamamlayan bir şey arıyorsanız, menülerinde her şey düşünülmüştür.Peki, Hygge yaklaşımı neden mi akla kahveyi de getiriyor? Neticede, çekirdeğin çiftlikten nihai demlenmiş haliyle fincana uzanan yolculuğunda, bir fincan kahveden her ne bekliyor iseniz, bu keyfin bir anlamda hayata ne şekilde empoze edilebileceğini anlamak da o derece keyifli bir bakış açısına ermeyi gerektiriyor.Hygee’ye erdiğimiz günler dileğiyle…


Kaynaklar: https://www.newyorker.com/culture/culture-desk/the-year-of-hygge-the-danish-obsession-with-getting-cozy

http://nordiccoffeeculture.com/for-the-love-of-fika/


Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic