Sakallı bir Baristayım! 'Man Make Coffee' Dediklerinden...


Evde yemek pişirmem… Annemin misafirlerine hayatım boyunca bir fincan kahve ikram etmişliğim yok!

Barmen olarak başladığım hayatımın şu keyifli günlerinde İstanbul’da bir coffee shop’ta Barista olarak geçimimi sağlıyorum.

Mutluyum. Kızlar beni beğeniyor… Çekirdek demlerken fotoğrafımı çekip, ‘Man Make Coffee’ diye ‘hashtag’ atıyorlar. Eskiden olsa, ‘doğru konuş’ derdim.


Şimdilerde gülüp geçiyorum, hatta bu durumun hoşuma gittiğini söyleyebilirim.

İşimi seviyorum. Her gün yeni insanlarla tanışıyorum, onlarla sohbet etme fırsatım oluyor. Fikir fikri doğururmuş. Bu çok doğru!


Her insan ayrı bir keşif gibi. Benzer türden kahve içmeyi sevenlerin hayata baktıkları pencere de neredeyse aynı. Ben farklı tatların peşindeyim. İnsanlara farklı tatlar tattırmak ve yüzlerindeki ifadeyi görmek bana müthiş keyif veriyor. İşte o zaman, neden bu işi yaptığımı daha iyi anlıyorum!


Sakal bıraktığım gün, bunun bana çok yakıştığını söylediler. Uzun süre o şekilde gezdim. Arkadaşlarım bile artık sakalsız halimi hatırlamaz oldular. Bunun biraz da ‘Hipster’ bir tarz olduğu şüphesiz. Gözlük de kullanmadığım ve dar pantolon da giymediğim için sakalımla idare ediyorum.


Neden mi sakal?


Evet, bıyık değil, sakal tercihim! Temizlik takıntım var ama sakalım buna engel değil. Okul hayatım boyunca bana ‘Bebek Yüz’ dediler… Sanıyorum biz erkekler, bu ifadeden pek de hoşlanmıyoruz.


Bir ara ‘Game of Thrones’ izliyordum. Bilirsiniz, oradaki pek çok ana karakter sakallıdır. Sanıyorum, bu sakal modası biraz da o aralar popüler olmaya başladı.


Sakal bırakmakhayatı algılayışla da alakalı. Bir tercih meselesi olduğu kesin!


Geçmişteki pek çok ünlü tarihçi ya da yazara baktığınızda bıyıklı değil ama sakallı olduklarını görürsünüz. O bebek yüz ifadesine sakalın, ayrı bir karizma kattığını düşünüyorum.


Bazen de saçınız ve sakalınız ayrı renk tonlarında uzar. İnsanlar yaş aldıkça saçları beyaz ama sakalları siyah olabilir ya da gençliğinizde sakalınız saçınızdan daha açık renk ve hatta kızıl renkte uzayabilir.


İnsanların kendileriyle çıktıkları bir keşif belki de bu sakal durumu. Aynaya baktığınızda o gördüğünüz yüzden keyif almak, size bakan bir insanın yüzünüzde boş bir ifade görmeyip, sakalın ardındaki insanı düşlemesi, bu durumun biraz da yaşanmışlık barındırması sakal bırakmak için yeterli olabilir mi?


Her gün düzenli bir hayat yaşayan bir iş adamı olmadığım kesin.


Traş olup, kravat takmamı gerektiren bir işim olmadığı için çok mutluyum!

Hayatı akışına bıraktığım gibi, her demlediğim çekirdekte farklı bir yolculuk bekliyor beni.


Ben ve benim gibiler… Bizler sadece hayatı ve işini seven, hayata kalıplara sıkışmış bir pencereden değil de ‘geniş’ bir pencereden bakan baristalarız.


Sizler de iyi ki varsınız. Bizlere de bizleri ve hayatı olduğu gibi kabul eden gerçek keşif perest insanlar gerek!


Yazan: Barista Marista


Telif Kahve Gazetesi 2017.


Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic