Kahve İçmeyi Seviyorsa Güzel Sever.


Hiç ‘keşke’niz var mı? Peki ya ‘ iyi ki’ leriniz?


Patrick Süskind’in ‘Koku’ kitabını okuduğumda, keşke o kadar genç bir yaşta olmasaydım.


Yine de iyi ki o ‘Koku’ beni o kadar etkilemiş …


İnsan anatomisi her ne kadar basit bir kurgu gibi gözükse de, müthiş bir yazılım örneği. Birbiriyle bağlantılı, ilişkilendirilebilecek birçok mekanizma büyülü bir şekilde bir sarmalın kodlarında saklı. Aşk dediğimiz o gizemli kimyasal olayın içerisinde ‘koku’ aslında ne kadar da ayırt edici. Sevdiğimiz kokular, vücudumuzda bağımlısı olabileceğimiz mutluluk hormonu salgılatırken, bir yandan da bu kokuları neye göre seçtiğimizi düşündüğünüz oldu mu?


Tarih süresince edinilmiş tüm tecrübeler, bizlere genetik kodlarla bırakılan birer miras. Bazen kendimize ait olduğunu sandığımız seçimler aslında bir değil belki de birkaç nesil önceki seçimlerin bizlerdeki yansıması…


Peki ya büyük büyükannemdeki o ‘kahve aşkı’ şimdi bende mi yaşıyor diye düşündüğüm olmuyor değil! Evet, kahve aşkı! Hani, o aşk hali değil mi aklımızı alan? O koku değil mi, o aşkı hatırlatan? Tıpkı bir film gibi, aynı sahne gelmez mi gözümüzün önüne?


Kafein, sen ne yücesin!


Peki, neden mi bizi kokusuyla ya da tadıyla bu kadar büyülüyor? Nedeni basit... Tanımını kelimelerle yapamadığımız duyguları sadece kahve adlandırabilir…


Genetik miras ya da değil... Şifresini çözmeyi bilene bir dildir aslında kahve kokusu!


Kimi zaman ılık bir sonbahar esintisi kimi zaman da bahar ayında topraktaki yağmur kokusu...


Farkında olmaksızın durup, düşünmeye sevk eder. Düşünceler özgür kelebekler misali beyni eğlendirirken, ruh doğanın ritmiyle uyumlu hale gelir ve o müthiş koku başlı başına bir mucizedir.


Naifdir, sütlüsü de sadesi de, şekerlisi de şekersizi de o sevdiğimiz ‘kahvedir’.


Nihayetinde tüm kararsızlar için yazılmış iyi bir reçete gibidir.


Şairlere şiirler yazdırır, nice besteye imza attırır.


Karmaşık değil, sade duygulara yakışır. Hayatınıza siyah ve yeri geldiğinde beyaz bir renk katar ve o mistik koku sizi her gün kendine bağlar.


Mutlu bir kadın gibidir kahve. Size iki kere gülümser; görebilene hem dudaklarıyla hem de gözleriyle. Siz onun ağzından çıkanı dinlerken, o sizinle gözleriyle konuşur…


Kahve içmeyi seviyorsa, sizi de sever. Hem de güzel sever...

Telif hakkı saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz. İletişim: info@kahvegazetesi.com

Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic