Çağdaş Sanat ve Yiğit YAZICI


Mart Ayı Sanatçımız


'Absolut Istanbul'... 'Bebek Starbucks'... 'TAXI Teknesi'... 'Tekirdağ Rakı ve Geveze Teknesi'


Tüm bu projelerde imzası olan isim 'Yiğit YAZICI'


Sanatçının Sergisi İzmir Nar Artiz Gallery'de 9 Mart- 6 Nisan 2017 tarihlerinde ziyaret edilebilir...


Sanatçının Kahve Gazetesi Röportajı;


Kahve Gazetesi: Aktif olarak kaç yıldır resim sanatıyla ilgileniyorsunuz ?


Yiğit YAZICI: 1987 yılında MSÜ güzel sanatlara girdim. 1992 de mezun oldum.

İlk önemli sergime, mezun olduğum yıl AKM de katıldım.

Resim yapmak, ressam olmak düşüncesi hep vardı içimde. Babam mimardı ve çocukken ressam olmak istermiş.


Evimizde hep el aletleri oldu. Çivi.. çekiç...çok erken yaşlarda el işi ile ilgili işler yapardık.


Abim ve benim için resim, el işi, marangozluk, model uçak ve tekneler yapmak küçük yaşlarda hayatımıza girmişti.


Benim genel felsefem 'olmayacak renklerin yanyana gelmesi, doğanın insana ait objelerle yeniden tanimlanmasi, resimde doğadaki mükemmelliği aramaktır.'


Herseyden önemlisi yaptığım işten çok zevk alan birisiyim.


Kahve Gazetesi: Resimlerinizle olan bağınızı nasıl anlatırsınız?


Yiğit YAZICI: Resim yapmak bir yaşam şekli. Vazgeçmediğiniz şey sizin yaşamınızdır. Boyayla uğraşmadığım bir zaman olmadı. Resimler sizi yansıtır, hayatınızı anlatır. Sizi tanımlar, duygularınızı yansıtır. Bir bakarsınız kendinize ait bir tarihiniz olmuş ve siz yaşarken bunu pek farketmezsiniz. Resim yapmak yaşamak ile aynı anlama geliyor benim için.. nefes almak gibi...




Kahve Gazetesi: ‘Absolut Istanbul’ ‘Starbucks’ ‘TAXI’ ‘Tekirdağ Rakı’ gibi önemli projelerde imzanız var. Tüm bunlar nasıl gelişti ve bu çalışmalarınızı kurgularken kısaca sizin için ne gibi kriterler önemlidir-kısaca bahseder misiniz?


Yiğit YAZICI: Projeleri bizim gibi sanatkar ruhlu insanlar getirir bize.. Bir arkadaşı yurtdışından tekneler getiriyordu.

Bana 'tekne balonu boyar misin?' diye sordu. Bu balon, 115 m2 ve torba seklinde dikilmiş 0.75 mikron inceliğindeydi. Ben de bir bunu keşif olarak düşündüm ve bu balona bir resim yaptık. Sonrasında bu çok renkli balon, bir başka arkaşım vasıtasıyla Tekirdag Rakı projesini getirdi.. Bir sanat ticareti yapan arkadaşım ise Absolut ekibini getirdi...

Bu projeler cok meşakkatli projelerdi. Absolut’un bitmesi 1 sene sürdü.

Yelken projeleri için ise ekipler kurdum ve bu ekipler profesyonellerden oluşuyordu. Kriterler hep orjinalliktir... Bir sanatçıdan hep orijinal eserler yaratması beklenir..



Kahve Gazetesi: Ülkemizi çalışmalarıyla yurtdışında temsil etmiş bir ressam olarak, sizce Türkiye’de resme verilen önem yeterli midir?



Yiğit YAZICI: Biz daha yeni yeni resimlerle ilgilenen bir toplumuz.. Tanzimat döneminde sanatın ülkeye girmesi sağlanmıştır. İlk sanat okulunu kuran Osman Hamdi, Fransa ile olan ilişkileri ve aydın kişiliği ile şu an bulunduğumuz konumun ilk yaratıcısıdır. Sonrasında Cumhuriyet dönemi sanatçıları sayesinde 1980'lerde Türkiye dünyaya entegre olabilmiştir...


Çok yakın tarihte bir Modern Sanatlar Müzesine sahip olabildik. Bu Müze İstanbul'da.


Her şehirde bir modern sanatlar müzesi olmalıdır. Devlet politikasi ve desteği olmadan sanatın gelişmesi çok kolay değil. Özel şirketler olmasa bir Modern Sanatlar Müzemiz olmayacaktı. Bu yeterli bir açıklama aslında.


Kahve Gazetesi: Sizce resim sanatında hangi akımdan etkileniyorsunuz? Tarzınızın dışında beğendiğiniz akımlar nelerdir?



Yiğit YAZICI: Türkiye'de ve dünyada sevdiğim ressamları saymam bir kaÇ gün alır herhalde... Ben de bir izleyiciyim. Hatta az da olsa bir koleksiyoner..

Türkiye'de Mehmet Güleryüz'ü çok severim. Mustafa Ata Ozdemir Altan, Burhan Doğançay, Haluk Özden, Barış Sarıbaş, Pınar Du Pre, Burcu Urgut ve daha bir çok sanatçı..


Picasso, Matisse ve Ekspresyonistler Favistler, Kübistler, pop art ve Konstruktivizm takip ettiğim akımlar..


Kahve Gazetesi: Sizce çağdaş sanat kitleler tarafından tam olarak anlaşılıyor mu?




Yiğit YAZICI: Herşey konu ile alakalı olup olmadığınıza bağlı... 25 sene önceye kıyasla çağdaş sanata çok daha fazla ilgi var.


Sanat bir ülkenin kültür nabzının ifadesidir. Yaşam kalitesinin sonucudur. Sanatı anlamak onunla yaşamayı gerektirir. Bizim önceliklerimiz farklı. Temel ihtiyaçları karşılanamayan insanların çoğunlukta olduğu bir yerde sanat nasıl gelişir?


Karnınız ağrıyorken kitap okuyamazsınız..


Kahve Gazetesi: Yiğit YAZICI hangi kahveyi içmekten keyif alıyor? Örneğin; üçüncü dalga kahve akımı ilginizi çekiyor mu yoksa geleneksel Türk kahvesi mi tercihiniz?



Yiğit YAZICI: Ben hep çok küçük yaşlarımdan itibaren kahve tiryakisiydim.. Türk kahvesiyle başladım. Son on yıldır 'espresso' içiyorum...


Ömrüm boyunca Türk kahve makinalarının niye olmadığını düşündüm! Şimdi ise harika makinalar çıktı...


Resimler Kaynak : http://www.yigityazici.com/





Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic