Galata...Kız Kulesi...İstanbul... Fotoğraf Deyince... ADEM BARIŞ (admbrs)


İster analog ister dijital çekim, isterseniz Instagram fotoğrafçılığı deyin... Fotoğraf sanatının bir ucundan bu alana 'bağımlı' iseniz; bu ismi bilirsiniz! Keyifle takip ettiğimiz isim evet, ADEM BARIŞ ( admbrs)!


'Kahve Fotoğrafçılığı'na da değindi @admbrs...


İşte admbrs 'ın Kahve Gazetesi Röportajı!


Bu samimi röportaja bir 'kahve' iyi gider...Keyifli Okumalar...

Kahve Gazetesi: Aktif olarak kaç yıldır fotoğraf sanatıyla uğraşıyorsunuz?


admbrs: 38 yaşındayım ve fotoğrafa çocuk yaşlarımdan beri hep ilgim vardı. Sonradan, 2008 senesine kadar hobim olan fotoğrafçılığı meslek olarak yapma kararı aldım. Her ne kadar instagram’da yaşadığım veya gezdiğim yerlerin fotoğrafını çekip paylaşsam da sektörel anlamda da birçok sanatçı arkadaşımla çalışma fırsatı buldum.


Kahve Gazetesi: Çektiğiniz fotoğrafların hayatınızdaki yerini nasıl anlatırsınız?


admbrs: Anılarımı biriktiriyorum diyebilirim. Yaşadığım hayatın içerisinde, kendi gözümle gördüğüm ve bazen hikayeleştirerek anlamlar yüklediğim fotoğraflar var.Fotoğrafçılığı hobi olarak yapmaya başladığım zamandan bu zamana kadar çektiğim tüm fotoğraflara bakarken kendi yazdığım bir kitabın sayfalarını çeviriyormuş hissine kapılıyorum.

Kahve Gazetesi: Fotoğraflarınızın duygu ya da düşüncelerinizi yeterince ifade ettiğini düşünüyor musunuz?


admbrs: Kesinlikle evet, çünkü önceliğim fotoğrafı çektikten sonra benim ne hissettiğim. Genelde sadece portre fotoğraflarında duygu olabileceği konusunda bir algı vardır fakat ben bu düşünceye katılmıyorum.Örneğin; boş bir bank fotoğrafı bile fotoğrafa bakana birçok şey hissettirebilir. Ben bunu Instagram paylaşımlarımda ‘caption’ olarak yazdığım bir iki kelime yada cümle ile ifade etmeye çalışıyorum. O bahsettiğim ‘boş bank fotoğrafı’ için; tek bir kelime ile ‘Buradaydık’ caption’ u bile benim için, içinde özlemi, sevgiyi ve aşkı, hepimizin hayatımızın bir döneminde yaşadığı o hisleri anlık da olsa hissettirebilir diye düşünüyorum.


Kahve Gazetesi: Sizce fotoğrafçılık biraz yalnızlığı da beraberinde getiriyor mu? Öyle bile olsa, bu keyifli bir yalnızlık olsa gerek, öyle değil mi?


admbrs: Hayır. Özellikle sosyal medya hayatımıza girdikten sonra fotoğrafçılığa ilgisi olan birçok kişi kendisini fotoğraf grupları içerisinde buldu. Harika dostluklar kuruldu ve hatta çevremde bu sayede tanışıp evlenen arkadaşlarım dahi oldu. Hafta sonları vaktimiz oldukça benim de birlikte fotoğraf çekmekten çok keyif aldığım arkadaşlarım var.


Kahve Gazetesi: En keyif aldığınız çekimler diye sorsak?


admbrs: Yaşadığım her yeri ve an’ı fotoğraflamayı seviyorum. Fakat bunu yaparken, o an’ımı yaşamayı unutmuyorum.Benim önceliğim bulunduğum yerden keyif almak.En keyif aldığınız yer diye soracak olursanız Galata kulesine bakan bir Cafe’de kahvemi yudumluyorsam o an benim için çok özel ve tabi ki fotoğraflarımla da o anlarımı ölümsüzleştiriyorum.



Kahve Gazetesi: Fotoğrafınıza ‘Çok Güzel Resim’ diyerek yorum yapanlar olduğunda, ne hissediyorsunuz?


admbrs: Fotoğraf ve Resim’in farkını bilmemesinden dolayı insanları kendi içimde sorgulamadım hiç. Çünkü her sanat dalı ile insanların ilgisi ve bilgisi olmayabilir. Instagram sayesinde fotoğraf çekmese dahi fotoğraflara bakmaktan çok keyif aldığını fark eden çok fazla sayıda insan var.Ben fotoğraflarım yorumlanırken yaptığı yanlış tanımlamadan ziyade fotoğrafımın o kişiye hissettirdiği duyguyu merak ederim.Örneğin ‘Bu resim bana bu şarkıyı anımsattı’ gibi bir yorum olduğunda anlatmaya çalıştığı his benim için daha değerli.


Kahve Gazetesi: Fotoğraf çekimlerinde farklı teknolojilerin kullanılması ya da bir başka ifadeyle ‘cep telefonuyla bakış açısı’ ve sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz?

admbrs: Günümüz teknolojisinde telefonlarımız harika fotoğraflar çekiyor ve bence bu fotoğrafları bol bol çekip Instagram’da paylaşılmalı. Kendi yeteğinin farkında bile olmayan birçok kişi bu sayede nasıl harika bir bakış açısı olduğunu fark edecektir.Eğer ki; benim yeteneğim yok diye düşünenler varsa da yaşadıkları en keyifli anları, arkadaşlarıyla veya yalnız bir kahve içerken dahi çekip paylaşırlarsa, aylar hatta yıllar sonra çektikleri o fotoğraf onları o keyifli anlarına geri götürecektir.


Kahve Gazetesi: Analog mu digital çekim mi sizce daha vurucu?


admbrs: Bu daha çok çekilen fotoğrafın içeriği ve duygusu ile ilgili. Digital çekilmiş de olsa soldurularak verilen o dramatik etki beni fotoğrafın içine daha çok çekiyor.Fakat içinde duygu barından bir fotoğraf konsepti için iki tür çekimden hangisi beni daha çok etkiler diye düşününce kesinlikle Analog diyebilirim.


Kahve Gazetesi: Günümüzde daha çok fotoğraf sanatının Instagram ' fotoğrafçılığı' üzerinden yapılmasıyla ilgili olarak değerlendirmeniz ne yönde?

admbrs: Fotoğrafçılığın bir yetenek olduğunu düşünenlerdenim. Hiç bir fotoğrafı neden bu açı ile çekilmiş veya neden renkli ya da siyah beyaz gibi idealize edecek yorumlarda bulunmadım.Herkes fotoğrafa baktığında hangi açı ve üzerinde uyguladığı edit ile görmek istiyorsa, o şekilde çekip paylaşmalı.Çünkü fotoğrafı çeken kişinin gördüğü ve göstermek istediği de o.İşte bu yüzden fotoğraf eleştirilerini de çok kabul edemiyorum.Fotoğrafçılık kurallara dayalı bir sanat olmamalı.


Kahve Gazetesi: Profesyonel anlamda ‘Kahve Fotoğrafçılığı’ yapan /yapmayı düşünenlere tavsiyeniz ne olur?

admbrs: Kahve sever bir toplum olarak birçoğumuzun hayatında kahve içmek ayrı bir keyif.Onlardan birisi olarak, çekilen bir kahve fotoğrafında öncelikle doğallığa dikkat ederim.Madem hayatımızın her anında kahve var, o zaman hayatımızın her anından kahve fotoğrafları bizi o anı yaşamaya daha çok çekecektir.Sadece fotoğrafa bakarak kahvenin kokusunu hissediyorsam o fotoğraf benim için çok başarılıdır.Öyle ki birçok kahve fotoğrafına baktıktan sonra kendime kahve ısmarladığım zamanlar oldukça fazla…


Kahve Gazetesi: Kahve içmeyi sever misiniz? Evet ise; hangisi favori içeceğiniz? Örneğin; Üçüncü dalga kahve akımı ilginizi çekiyor mu?


admbrs: Güne kahve içmeden başlayamayanlardanım ve hatta dış çekimler için öncelikle gideceğimiz yerde ‘Güzel kahve yapan yer var mı?’ diye sorduğum da çok olur!

Benim için kahve dendiğinde ilk aklıma gelen ‘filtre kahvedir’.

Üçüncü dalga kahve akımı ile geçtiğimiz yaz İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen kahve festivallerinde tanıştım.Özellikle Chemex tekniği ile yapılan farklı aromalardaki kahveler sanırım beni en mutlu edenlerdi ve bu festivallerde 3.dalga kahve akımının da aslında bir sanat olduğuna karar verdim.Farklı aromalar, demleme teknikleri ve zamanlamaları, kahvenin damakta bıraktığı tadın nasıl alınacağı gibi konular kahveye bakış açımı tümüyle değiştirdi.Dileğim tüm kahve severler kısa zamanda bu akımla tanışır.


Bu keyifli röportaj için Adem Barış'a çok teşekkür ediyoruz...




Güncel Haberler
Search By Tags
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Google Classic